FERNANDO ALONSO EFSANESİ

Kariyerini çizdiğin, kendi vermiş olduğun kararlar içinde bu her ne kadar yanlış kararlar olsa da seçtiğin planı bir şekilde tüketirsin. Yanlış kararların seni ya olgunlaştırıp ders anlamı sağlar ya da yanlış verdiğin karar da kendini geliştirip tekrar zirveye oynayabilirsin. Bugün o yanlış kararlar içinde boğulmuş ama yine bir şekilde büyük başarılar yakalamış Fernando Alonso’dan bahsedeceğim.

                Her yarış pilotunun başladığı gibi o da çok küçük yaşlar da yarışlara karting ile başladı. Karting de 1994-97 yılları arasında 3 şampiyonluk yaşadı. O yaşlar da yaşayacağı en büyük başarıyı yakaladı ve 1996 yılında karting dünya şampiyonu oldu. Karting dönemlerinde aslında bir şampiyonun geleceği belli olmuştu. Birçok pilotun başladığı gibi o da Formula 1’e Minardi takımıyla başladı. Minardi’den sonra üzerine koyması gerekiyordu ve zirveye oynaması gerekiyordu. Alonso gibi bir ismin asla aşağılar da olmaması gerekiyordu. Alonso, Minardi’ye katıldıktan 1 yıl sonra Renault takımının test sürücüsü oldu. İş konuşulan bir çevre de hep şu konu vardır, bir şirkete çaycı olarak girip Ceo olarak çıkma konusu. Alonso da resmen zoru başardı ve test sürücüyken yine bir sezon sonra Renault takımının aracındaki yerini almayı başardı.

     Şimdi süreci biraz değiştirelim!

                Fernando Alonso, Formula 1’e ara vermeden önce 32 yarış birinciliği, 20 pol pozisyonu, 97 podyum başarısı yakaladı. Ama Alonso için en önemlisi 2 kez yakaladığı dünya şampiyonluğuydu. Pistte asla pes etmeyen devamlı başarı için süren bir pilot fakat dışarda hep yanlış kararlar. Bu Alonso’yu anlatmak için basit bir cümle aslında. İstatistik olarak baktığımız da yakaladığı başarıların çok çok üzerine koyacak, bugün geldiği noktayı belki de daha yukarılara çıkaracaktı. Çıkaracaktı diyorum çünkü Alonso bu başarıların üzerine koyacakken dışardaki yanlış kararları onu daha kötü olmaya itti.

2005 yılı geldiğin de ilk şampiyonluğunu yaşamıştı, bu şöyle bir şampiyonaydı; pistte efsane olmuş başarı üzerine başarı koymuş Schumacher ve genç pilot Fernando Alonso ikilisi arasında yaşanan ve sonunda genç Alonso’nun kazandığı bir savaştı. 2006 yılı yine Alonso rüzgarlarıyla esti, 14 podyum 7 yarış birinciliği yakalayarak 2. Şampiyonluğunu tarihin sayfalarına yazdırdı.

2006 yılı sonunda pistte kıran kırana yarıştığı Schumacher için emeklilik vakti gelmişti ve pistte şampiyon olarak sadece Alonso kalmıştı.

2006 yılı yakaladığı üst üste iki şampiyonluk onu McLaren takımına transfer olmasının sağladı. Ama Alonso ve McLaren ikisi başından beri anlaşamıyordu. Alonso’ya göre o yıllar da çaylak olan Lewis Hamilton takım içinde kollanıyordu. Alonso pistte diğer takım sürücüleriyle yarışmayı bırakıp sezon için de Hamilton’ı geçmek için yarışmıştı. Takımın Hamilton’a ağırlık vermesi Alonso için gemileri takmasına neden olmuştu. O yıllar patlak veren Casusluk olayını kullanan Alonso takımını FIA’ya şikâyet etmekle tehdit etti ama bu takım içinde gerçekten dışlanmasına neden oldu. (Casusluk olayından biraz bahsetmek gerekirse Ferrari’ye ait gizli belgelerin McLaren’in eline geçmesi ve ardından bunların ortaya çıkmasıyla yaşanan olay. Belgeleri sızdıran isim Ferrari çalışanı Nigel Stepney.)

Alonso McLaren de ilk yılında şampiyonluğu kıl payıyla kaçırmış ve ikinci yılında başlayan takım içi savaş yüzünden temposunu kaybetmiş ve piste odaklanma sorunu yaşamıştı. Son yılı için de aslında aynı şeyleri söyleyebiliriz fakat McLaren son yılında Alonso’ya şampiyon olması için iyi bir araçta vermemişti aslında. Alonso da bunlara dayanamayarak sözleşmesi bitmeden McLaren’den ayrıldı.

Alonso’nun gözü ayrıktan sonra Ferrari takımı koltuğundaydı fakat Ferrari de boş koltuk olmadığından eski takımı Renault’a geri döndü. Döndüğünde Renault takımı hiçte iyiye gitmiyordu. Takımın başarısız çizgisi Alonso gelince de bir şeyi değiştirmedi hatta Alonso’ya zarar bile vermişti. Alonso Ferrari koltuğunda oturmak için burada iki sene bekledi ve iki senenin sonunda istediği gibi Ferrari koltuğunda kendine yer buldu.

Tarihler 30 Eylül 2009 yılını gösterdiğinde Ferrari takımı resmi olarak pilotlarını açıkladı. Bunlar Fernando Alonso ve Felipe Massa’ydı.

2010 yılı Alonso’nun ilk Ferrari kariyeri için çok önemliydi. Bu sezon çok iyi yarışlar çıkarsa da sezonun son yarışında 4. Olsa bile şampiyon olacakken Ferrari pist üzerinde hata yaptı ve Alonso’nun şampiyonluğu yerle bir olmuştu. 2010 yılında 2011 ve 2012 de olacağı gibi şampiyonlukları Sebastian Vettel’e kaybetti. 2013 sezonu da Alonso için pek iyi değildi. 2013 sezonunu 2. Bitirse de 2014 sezonunu 6. Tamamladı ve Ferrari takımından ayrıldı.

2015 yılı sonunda bir ayrılık yeni bir maceraya yelken açmasını sağladı ve eski takımı olan McLaren’e geri döndü. Geri döndüğünde önceki gibi bir McLaren takımı bulamamıştı ve pist dışında verdiği yanlış kararlar yüzünden McLaren takımıyla emekli olacağını açıkladı.  2015 yılında başladığı McLaren kariyerine 2018 yılında bitirdi ve emekli oldu ya da biz emekli olduğunu sandık.

2021 sezonu için bir boş koltuğu olan Renault takımı sorumlusu Cyril Abiteboul, 2020 yılı sonundan takımdan ayrılacak Daniel Ricciardo’nun yerine Fernando Alonso’nun gelebileceğini açıkladı. Cyril 2021 yılı için Fernando Alonso’nunda bir seçenek olduğunu söyledi

Kendi düşüncelerim de Fernando Alonso, her ne kadar yakaladığı başarıların üzerine koyamasa da ki bunu yapacak yeteneği vardı ama olmadı. Pistte her zaman en iyisini yapmak için mücadele eden, karşısında hangi sürücü olursa olsun bu kendi takımındaki sürücü de dahil tek amaca finish çizgisini birinci görmekti. Benim için pist içinde her zaman bir idol ama pist dışında aldığı kararları beni ikna etmiyor. Geri dönecek olması benim gözüm de bir idolün rol modelin geri dönmesidir. 38 yaşında olmasına rağmen hala pistte başarı yakalayabilecek potansiyeli var. Umarım seni tekrara pistte görürüz Fernando Alonso.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*